‘Hukuk’ kategorisi arşivi

AÜHF 2-B Sınıfı Ceza Genel Hukuku Bütünleme Sınavı - Temmuz 2007

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

Ceza hukuku türleri ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?





Türk vatandaşı olan Temel, Fransa’da, Fransız vatandaşı Emmanuelle’e yönelik olarak gerçekleştirdiği kasıtlı yaralama fiili sonucu, çocuğunun düşmesine sebep olur. Bu olaydan sonra Temel, tatil için Bodrum’a gelir. Buna göre olayda aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?







(daha fazla…)

AÜHF 2-B Sınıfı Uluslararası Kamu Hukuku Final Sınavı - Haziran 2009

Perşembe, Haziran 11th, 2009

ULUSLAR ARASI KAMU HUKUKU FİNAL SINAVI (II-A ve II-B Şubeleri)

SINAV TALİMATI: Sınav süresi 105 dakikadır. Kurşun kalem kullanmayınız. Yazım kurallarına uyarak, gereksiz bilgi vermekten kaçınarak, kısa ve hukuki gerekçelere dayanarak cevaplandırmaya özen gösteriniz. Mevzuat kullanılmayacak ve başka kâğıt verilmeyecektir. 10 Haziran 2009; Saat 09.00

(daha fazla…)

AÜHF 3-B Sınıfı Ticaret Hukuku Final Sınavı - Haziran 2009

Perşembe, Haziran 11th, 2009

09.06.2009 ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ
2008–2009 ÖĞRETİM YILI (3/B SINIFI) TİCARET HUKUKU YILSONU SINAVI

Sınav Yönergesi: 1- Sınav süresi 70 dakikadır. 2- Kanun kullanılmayacaktır. 3- Başka kâğıt verilmeyecektir. 4- Gerekçesiz ve soru ile ilgisi olmayan cevaplar değerlendirilmeyecektir. 5-Lütfen yazınızın okunaklı olmasına özen gösteriniz.
(daha fazla…)

AÜHF 3-B Sınıfı Medeni Usul Hukuku Final Sınavı - Mayıs 2009

Cumartesi, Mayıs 30th, 2009

26.05.2009

ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

3-B SINIFI MEDENİ USUL HUKUKU FİNAL SINAVI

SINAV TALİMATI: 1-) Sınav süresi iki saattir. 2-) İstenirse, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu metni kullanılabilir. 3-) Cevaplandırmada yalnızca dağıtılan kâğıt ile yetinilecek; başka kâğıt verilmeyecektir. 4-) Tükenmez kalem kullanılacaktır. 5-) Cevaplar, mutlaka gerekçeli olacaktır.

SORULAR

(daha fazla…)

Türk Hukuk Tarihi Arasınavı (19.03.1991)

Salı, Mayıs 12th, 2009

Sınav süresi 20 dakikadır. Doğru veya yanlış diye cevaplayınız.

(daha fazla…)

İdare Hukuku - Test 1

Pazartesi, Nisan 13th, 2009

Bu testte 25 adet İdare Hukuku sorusu vardır.
Test sonucu değerlendirme puanınız hesaplanacak ve size gösterilecektir.
Testi çözmeye başlamak için yazının devamına tıklayınız.
(daha fazla…)

Medeni Usul Hukuku Ders Notları (1.hafta)

Pazar, Nisan 12th, 2009

Yargı İşlevi: Yasama ve yürütme arasında sıkı bir ilişki olmasına rağmen yargı onlardan bağımsız bir yerdedir. Çünkü hukuk devletinde yargı, yasama ve yürütme işlemlerinin hukuka uygunluğunu sağlayacak organdır.

Yargı işlevinin ölçütleri:

1- Şekli Ölçüt: Bir faaliyetin yargısal olup olmadığını belirleyen şey, faaliyette bulunan makamdır. Bu makam bir mahkeme ise yapılan faaliyet de yargısal faaliyettir.

2- Maddi Ölçüt: Maddi anlamda yargısal faaliyet ölçütü şekli ölçütün yetersizliği üzerine çıkmıştır. Çünkü mahkemeler sadece yargısal faaliyet görmez. Örneğin; hâkimlerin özlük işlerim ve kalem işlerini de yürütür.

Maddi ölçüte göre somut bir olay ya da ilişkiye soyut bir hukuk kuralının bağımsız ve tarafsız yargı organlarınca yargısal usullere uyularak uygulanması faaliyeti yargıdır. Burada yargı ve yürütme ilişkisi arasındaki farklar önemlidir:

  • Yargı işlevi bağımsız ve tarafsız yargı organlarınca yapılır. Yürütme ise idarenin bürokratik ve hiyerarşik düzen içindeki kamu görevlilerince yürütülür.
  • Yargı işlevinin ifası sırasında yargısal usuller geçerli iken yürütme işlevinin ifası sırasında idari usuller geçerlidir.
  • Yargı işlevini yerine getiren hâkim, hakkında karar verdiği ilişkiye tamamen yabancıdır. “Hiç kimse kendi davasının hâkimi olamaz.” Ancak; yürütme işlevinin ifasına yönelik idari işlemlere karşı yargı yoluna başvurulursa işlemi tesis esen kamu görevlisi içinde bulunduğu bürokratik idari yapıyla birlikte taraf konumdadır.


MAHKEME KAVRAMI

· Dar ve teknik anlamda mahkeme; devlet tarafından görevlendirilen ve adalet dağıtımı işi ile uğraşan yerlerdir; ancak mahkeme kavramının içine devlet mahkemelerinin yanı sıra hakem mahkemeleri de girer. Hakem mahkemeleri yani tahkim; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünün tarafların anlaşmasıyla devlet mahkemeleri yerine hakem denilen özel kişilere bırakılmasıdır. (İhtiyari tahkim)

Tahkim, devlet mahkemelerinde cereyan eden yargılamaya ikame bir yargılama biçimidir. Aslolan bir uyuşmazlığı devlet mahkemesinin görmesidir. Yani tahkim, istisnai bir yoldur. Tahkim sözleşmesiyle uyuşmazlığın çözümü kendisine bırakılan kişiye hakem denir. Hakem yargılamasında görev alan hakemlerin konumu hakem mahkemesi olarak nitelenir ve hakemlik hukukçuluk gerektirmez.

· Geniş Anlamda Mahkeme: Devlet Mahkemeleri + Hakem Mahkemeleri

Babalık, boşanma gibi kamu düzenini ilgilendiren davalar tahkimde görülmez.

Hakemlerin hukukçu olmaları şart değildir; genelde yol mühendisleri hakem olabilmektedir.

Tahkimin esası; taraflar uygulanacak kuralı belirlememişlerse hakem, hakkaniyete tevfikan kararı tayin eder. Tahkim, istisnai bir yargısal durumdur.

Hukuk Felsefesi 2005 Final Soru ve Cevapları

Pazartesi, Nisan 6th, 2009

ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

III-B SINIFI HUKUK FELSEFESİ FİNAL SINAVI - Hukuk Felsefesi-2005 Final-1.doc
6.6.2005

SINAV TALİMATI: Sınav süresi 75 dakikadır. Sadece bir tam cevap kâğıdı verilecektir.

SORULAR

SORU I.
Anayasa Mahkemesinin önüne Medeni -Kanun’un 21.maddesinin Anayasa’nın 10. Maddesine aykırı olduğu iddiası gelmiştir. İlgili maddeler şunlardır:

Türk Medenî Kanunu 21. madde: Kocanın ikametgâhı karının ve ana babanın ikametgâhı velayetleri altındaki çocuğun ve mahkemenin bulunduğu yer vesayet altındaki kimsenin ikametgâhı addolunur.

Anayasa Madde 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyası düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Anayasa Mahkemesinin kararı ise şöyledir:
“eşitlik” ilkesi, hukuksal durumları benzer olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesiyle güdülen amaç, aynı durumda bulunan kişilerin aynı kurallara bağlı tutulmalarını ve aynı durumda olan kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı hukuksal durumda bulunan kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak, eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır, Durum ve konumlarındaki özellikler ise, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli, kılabilir. Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırı değil, geçerli kılar.
Herkes bir ikametgâh seçmekte, seçtiği bu ikametgâhı değiştirmekte özgürdür. Ancak, Medenî Kanun’un 19. Maddesine göre, bir kimsenin aynı zamanda birden çok ikametgâhı olamaz. Toplumun temeli kabul edilen aile birliğinin huzur ve devamını sağlamak için, yasalarla kimi düzenlemeler yapılmıştır. Bir başka anlatımla, tek tek evliliklerin kuruluş ve işleyişindeki düzen, toplum düzeni ile ilişkilendirilerek aile birliğine ilişkin bazı konular yasa koyucu tarafından hukuksal bir yapıya oturtulmuştur. Medeni Kanun ile kişilerin ayrı ayrı sahip oldukları haklarından kimileri aile birliğine geçirilmiş, birliği oluşturan karı ve kocaya da bazı haklar verilmiş ve yükümlülükler getirilmiştir.
Kocanın ikametgâhının karının ikametgâhı addolunacağına ilişkin itiraz konusu kural, aile birliğinin tek ikametgâh edinmesini temin amacına yöneliktir. Birliğin tek ikametgâhının bulunması, evlilik birliğinin devamlılığının ve düzeninin sağlanmasındaki kamu yararı amacını gerçekleştirmesi nedeniyle Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı görülmemiştir. Bir başka anlatımla, evlilik birliğinin iyi işlemesinin ve düzeninin sağlanmasındaki kamu yararı, itiraz konusu düzenlemeyi haklı kılmaktadır.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa’nın 10. Maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.”

Buradaki eşitlik ilkesi, hangi anlamdaki eşitlikle ilgilidir? Anlatınız.
Anayasa Mahkemesi’nin haklı neden tanımının yerinde olup olmadığını konuyla ilgili farklı yaklaşımlar çerçevesinde değerlendiriniz. (60 Puan)

SORU II.
Hukuk (özellikle ceza hukuku) ile toplumsal ahlak arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğini, zina örneğinden hareket ederek, anlatınız. (40 Puan)

(daha fazla…)